Murat Kurum: ‘COP31’e 85 devlet ve hükümet başkanı katılımını bildirdi’

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31'e şu ana kadar 85 devlet ve hükümet başkanının katılımını bildirdiğini, yaklaşık 3 bin gazetecinin akredite olduğunu açıkladı. Kurum, "Biz COP31'i sadece bir zirve olarak değil, ülkemizin ve dünyanın önümüzdeki 50 yılını kurtaracak tarihi bir milat olarak ele alıyoruz" dedi.

GÜNCEL - 23-10-2026 16:23

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle bir araya gelerek Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 hazırlıklarını anlattı.

Antalya'daki organizasyonun resmi müzakerelere ayrılan Mavi Bölgesi'nde Birleşmiş Milletler toplantılarının yapılacağını belirten Kurum, Dünya Liderler Zirvesi'nin 11-12 Kasım'da gerçekleştirileceğini söyledi.

Kurum, "Şu ana kadar 85 hükümet ve devlet başkanı katılımını bildirdi. Uluslararası medyanın oldukça yoğun ilgisi var. Yaklaşık 3 bin gazeteci akredite oldu" ifadelerini kullandı.

'ASIL BÜYÜK KRİZ, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ'

Dünyanın siyasi, ekonomik ve güvenlik krizleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Kurum, iklim değişikliğinin insanlığın geleceği açısından kalıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Kurum, şöyle konuştu:

"Bugün ulusal ve küresel ölçekte yine gündemi meşgul eden bu siyasi ve ekonomik çalkantıların hepsi geçici birer dalgalanmadan ibarettir. Çünkü ekonomik krizler aşılacak, siyasi istikrarsızlıklar yerini yeni dengelere bırakacaktır. Ancak asıl ve kalıcı olan, insanlığın ve doğanın geri dönüşü olmayan bir eşiğe doğru sürükleniyor olması. Asıl büyük kriz, iklim değişikliğiyle birlikte bu gezegenin artık üzerinde nefes alınamayacak, yaşanılamayacak bir yere dönüşme tehlikesidir."

'PASİFİK ADA ÜLKELERİ İÇİN VAR OLUP YOK OLMA MESELESİ'

Türkiye'nin COP31 Başkanlığı hazırlıkları kapsamında 50'den fazla ülkeyle doğrudan ikili temas kurduğunu açıklayan Kurum, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin beklentilerini dinlediklerini söyledi.

Pasifik ada ülkeleri açısından küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlama hedefinin önemine değinen Kurum, şu ifadeleri kullandı:

"Orada 1,5 derece hedefi şunu ifade ediyor insanlar için: Var olup yok olma meselesi. Yani 1,5 derecenin üzerindeki bir ısınmada oradaki ada ülkeleri maalesef ülkelerini, orada yaşayan insanlar topraklarını terk etmek zorunda kalacaklar. Dolayısıyla böylesi hassas bir süreci Pasifik'te, dünyanın öbür ucunda da gittik, gördük ve tüm dünyanın dikkatini de Pre-COP'ta Pasifik bölgesine çekmiş olduk."

Antalya'daki görüşmelere bu temasların birikimiyle katılacaklarını belirten Kurum, "Herkesi dinledik, herkesin taleplerini istedik. Önerilerini, arzularını, beklentilerini aldık. Gelişmekte olan ülkelerin öncelikleri ile gelişmiş ülkelerin endişelerini dinledik" dedi.

'GELECEĞİ BEKLEMİYORUZ, ŞEKİLLENDİRMEYE GAYRET EDİYORUZ'

COP31'in Türkiye için diplomatik bir organizasyonun ötesinde anlam taşıdığını belirten Kurum, konferansın finansman, yatırım, teknoloji, şehircilik, sanayi ve istihdam alanlarında fırsatlar sunacağını ifade etti.

Kurum, "COP31'i biz sadece bir zirve olarak görmüyoruz. Küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası işbirlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Türkiye olarak önümüzdeki süreçte bu sürece liderlik eden, bu süreci tüm sektörleriyle birlikte benimseyen bir ülke olarak COP Başkanlığı sürecini yürütüyoruz" diye konuştu.

Kurum, "Biz bu anlamda geleceği beklemiyoruz. Onu şekillendirmeye gayret ediyoruz" dedi.

10 ÖNCELİKLİ TEMA, ALTI KÜRESEL HEDEF

COP31 Başkanlığı'nın eylem gündeminin 10 öncelikli tema üzerine kurulduğunu açıklayan Kurum; temiz enerji ve elektrifikasyon, sıfır atık, gıda güvenliği, iklim uygulama köprüsü ile okyanuslar ve denizlerin bu başlıklar arasında bulunduğunu söyledi.

Finansman, teknoloji ve kapasite geliştirmenin ortak ihtiyaçlar olduğuna işaret eden Kurum, şöyle devam etti:

"Bugün gelişmekte olan ülkelerin bu dönüşümü yapabilmesi için finansmana, teknolojiye ve bilime ihtiyacı var. Dolayısıyla bu kapsamda bu çalışmaların ortak bir ihtiyacı olarak ele alıyoruz. Bu 10 başlığı bir de hedeflerle buluşturduk. 2035 yılına kadar uzanan altı küresel uygulama hedefiyle bu eylem gündemini destekliyoruz. Elektriğin dünya genelindeki nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35'e yükseltilmesini istiyoruz. Bu önemli bir hedef."

Kurum, hedefleri arasında küresel atık artış hızını yarı yarıya indirmek ve binalardaki enerji kullanım yoğunluğunu yüzde 25 azaltmak da bulunduğunu bildirdi.

'DOĞRU PROJEYLE FİNANSMANI BULUŞTURACAĞIZ'

"İklim Uygulama Köprüsü" başlığına ilişkin bilgi veren Kurum, çalışmanın yeni bir fon oluşturmayı değil, mevcut taahhütlerin uygulanmasını hızlandırmayı amaçladığını belirtti.

Kurum, "Aslında olan taahhütleri hayata daha hızlı geçirebilecek bir mekanizma. Doğru projeyle finansmanı buluşturacağımız ve daha etkin çözümleri hayata geçireceğimiz bir mekanizmadan bahsediyoruz" dedi.

'AMERİKAN TİCARET ODASI BU İŞİN TAM GÖBEĞİNDEDİR'

ABD'nin COP31'e katılımına ilişkin tartışmalara da değinen Kurum, özel sektörün iklim dönüşümündeki rolünü vurguladı.

Kurum, şunları söyledi:

"Bugün bana soruyorlar, işte Amerika bu toplantıya gelmeyecek, Paris Anlaşması'ndan çıktı mı veya burada taraf mı? Yani biz burada aslında sektörlerin, üretim ve istihdamın ne istediğini, ne beklediğini değerlendiriyoruz ve bu kapsamda Amerikan Ticaret Odası da bu işin tam göbeğindedir. COP31 sürecinin yanındadır. Dolayısıyla orada sektörün dönüşümü, insanlığın bu konudaki beklentilerini de çok iyi biliyoruz."

45 BİN GÖNÜLLÜ BAŞVURUSU

Konferansın Yeşil Bölgesi'nde üniversitelerin, girişimcilerin, gençlerin ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya geleceğini belirten Kurum, kültür ve sanat programında 70 yabancı ve 120 yerli sanatçının eserlerinin dört tematik sergide yer almasının planlandığını açıkladı.

Kurum, "Düşünün, bir senfoni orkestrası doğanın sesini sahneye taşıyor. Geri kazanılmış malzemelerden bir heykel yükseliyor. Dijital bir eser iklim verilerini herkesin anlayabileceği bir görüntüye dönüştürüyor. Böyle bir buluşma insanları aynı duygu etrafında bir araya getirir. Antalya'da işte bu etkiyi oluşturmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

COP31 için yaklaşık 45 bin gönüllü başvurusu yapıldığını açıklayan Kurum, "9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'ya 1,5 milyona yakın ziyaretçi bekliyoruz. Gençlerimizin gösterdiği bu büyük ilgi hepimiz için aslında ayrı bir heyecan kaynağı. Antalya'da her bir gencin yeni bir fikirle, yeni bir umutla ve dünyaya katkı sunma isteğiyle ayrılmasını arzu ediyoruz" dedi.

'GEÇİCİ KRİZLERİN GÜRÜLTÜSÜ İÇİNDE GERÇEĞİ GÖZ ARDI ETMEYECEĞİZ'

Konuşmasının sonunda iklim krizinin geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Kurum, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Biz COP31'i sadece bir zirve olarak değil, ülkemizin ve dünyanın önümüzdeki 50 yılını kurtaracak tarihi bir milat olarak ele alıyoruz. Bugün atılacak adımları sadece diplomatik birer protokol veya geçici birer organizasyon olarak görmek, aslında karşı karşıya olduğumuz felaketin büyüklüğünü anlamamak demektir. Savaşlar ve krizler ne kadar yıkıcı olursa olsun, ekolojik çöküşün yaratacağı kalıcı yıkım maalesef telafisi olmayan bir yıkımdır. Geçici krizlerin gürültüsü içinde asıl gerçeği göz ardı etmeyecek, gezegenimizin geleceğini hiçbir şekilde karanlığa teslim etmeyeceğiz."

COP31 NEDİR?

COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf ülkelerin katıldığı Taraflar Konferansı'nın 31'inci toplantısıdır. İngilizce "Conference of the Parties" ifadesinin kısaltması olan COP, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele için ortak kararlar aldığı uluslararası müzakere platformudur.

Her yıl düzenlenen konferanslarda sera gazı salımlarının azaltılması, iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlanması ve bu çalışmaların finansmanı ele alınır. Küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 1,5 dereceyle sınırlama hedefi ve ülkelerin iklim taahhütlerinin uygulanması, görüşmelerin temel konuları arasında yer alır.

COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek. Konferansa devlet ve hükümet temsilcilerinin yanı sıra bilim insanları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve gençler katılacak.

Resmi müzakereler, kayıtlı katılımcıların erişebildiği Mavi Bölge'de yürütülecek. Türkiye'nin yöneteceği Yeşil Bölge'de ise halka açık etkinlikler, iklim çözümleri ve yenilikçi uygulamalar yer alacak.

Kaynak : PERRE

Günün Diğer Haberleri