Temelli: 'Kürt meselesinin çözümü Cumhuriyet'in demokratikleşmesinin önünü açacaktır'

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Cumhuriyet'in demokratikleşmesinin Kürt meselesinin çözümüyle mümkün olabileceğini belirterek, 27 Şubat 2025 tarihli açıklama doğrultusunda gecikmeden adım atılması çağrısında bulundu. Temelli, "Cumhuriyet demokrasiyle barışık olmalıdır. Toplumsal barışı ve barışı kalıcılaştırmanın yolu; eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir hukuk devletine kavuşmaktır" dedi.

SİYASET - 26-10-2026 20:57

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında Kürt meselesinin demokratik çözümü, eşit yurttaşlık, hukuk devleti ve Cumhuriyet'in demokratikleşmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhuriyet'in yeni yüzyılında demokratikleşme sorununun çözülmesi gerektiğini belirten Temelli, barışın kalıcı hale getirilmesinin temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

'KÜRT MESELESİNİN DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜ CUMHURİYETİN DEMOKRATİKLEŞMESİNİN ÖNÜNÜ AÇACAKTIR'

Kürt meselesinin çözümüne yönelik sürecin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Temelli, 27 Şubat 2025 tarihli açıklamayı hatırlatarak şunları söyledi:

"27 Şubat 2025 yılındaki açıklamayı esas alarak gecikmeksizin adımların atılması, toplumumuzun beklentisi ve hepimizin zaruretidir. Dolayısıyla Kürt meselesinin demokratik çözümü topyekun bir demokratikleşmenin, cumhuriyetin demokratikleşmesinin önünü açan en önemli adımdır. Bunun anlamına vakıf olmak ve kıymetini bilmek büyük önem taşımaktadır."

'EŞİT YURTTAŞLIK TEMELİNDE BİR CUMHURİYET İNŞA ETMELİYİZ'

Türkiye'de farklı kimlik ve inançların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamasının önemine dikkat çeken Temelli, Cumhuriyet'in geçmişten bugüne demokratikleşme konusunda yaşadığı sorunları değerlendirdi.

Temelli, konuşmasının bu bölümünde şu ifadeleri kullandı:

"Aslında farklılıklarımızla neden bir arada yaşayamıyoruz, neden hala eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamanın formülünü bulamamayı konuşuyoruz. Farklılıklarımız, farklı kimlik ve inançlarımız var ve o farklılıklarla bir arada yaşamanın formülünü cumhuriyet bir türlü var edemedi. Tekçi ve güvenlikçi bir anlayışıyla diğer bütün farklılıkları yok sayan bir süreci geride bıraktık. Artık öyle değil. Eşit yurttaşlık temelinde bir cumhuriyet inşa etmeliyiz."

'BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE KUVVETLER AYRILIĞI OLMADAN CUMHURİYETİ İNŞA ETMEK MÜMKÜN DEĞİL'

Demokratik toplumun inşası için temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması gerektiğini söyleyen Temelli, Türkiye'deki hukuk devleti ve demokrasi sorunlarına değinerek şöyle konuştu:

"O yüzden de 'Demokratik toplum' diyoruz. Demokratik toplumun inşasıyla demokratik cumhuriyetin mümkün olmasını sağlayacağız. Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, siyasi yasaklar ve kuvvetler ayrılığının olmayışından bahsediyoruz. Dolayısıyla bu koşullarda cumhuriyeti inşa etmek mümkün değil."

'CUMHURİYET DEMOKRASİYLE BARIŞIK OLMALIDIR'

Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmadığını belirten Temelli, hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesinin toplumsal barış açısından zorunlu olduğunu ifade etti.

Temelli, "Dönüp baktığımızda cumhuriyet demokrasiden, özgürlüklerden kaçan bir rejimle ayakta tutulmaya çalışılıyor. Hayır, cumhuriyet demokrasiyle barışık olmalıdır. Toplumsal barışı ve barışı kalıcılaştırmanın yolu; eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir hukuk devletine kavuşmaktır" dedi.

'ÜLKEDE SEÇİM OLMASI DEMOKRASİ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ'

Demokrasinin yalnızca seçimlerin yapılmasıyla ölçülemeyeceğini vurgulayan Temelli, seçimler arasındaki dönemde temel hak ve özgürlüklerin kullanılabilmesinin de demokratik düzenin belirleyici unsurlarından olduğunu belirtti.

Temelli, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

"Sadece seçimden seçime, 5 yılda bir sandığa gidilmesi o ülkeyi demokratik kılmaz. O ülkede seçimin olması demokrasinin de olduğu anlamına gelmez. Demokrasi; iki seçim arasında yaşananlarla, cezaevine bakılarak, insanların ifade etmesiyle, sendikal haklarla, kadınların siyasete katılımı, toplumun içinde var olmasıyla, yoksullukla ölçülür."

Kaynak : PERRE

Günün Diğer Haberleri